92406 kayıt bulundu.
1. isim , isim , isim , isim , Baskın olma durumu, başatlık, hâkimlik, dominantlık
1. isim , isim , edebiyat , edebiyat , isim , isim , edebiyat , edebiyat , Başkahraman
Telaffuz : ba'şkişi
1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Hak ve özgürlükleri kısıtlanmamış
1. Baskısız bir rejim.
1. Baskısız bir rejim.
2. Disiplinsiz
3. halk ağzında , halk ağzında , halk ağzında , halk ağzında , Terbiyesiz, ahlaksız
1. `kontrol altında bulundurulmayan veya gereği gibi korunmayan gençler kötü yollara sürüklenebilirler` anlamında kullanılan bir söz
1. zarf , zarf , zarf , zarf , Baskısız bir biçimde, baskısızcasına
Telaffuz : baskısı'zca
1. isim , isim , müzik , müzik , isim , isim , müzik , müzik , Kalın sesli klarnet
Lisan : Fransızca basse clarinette
Telaffuz : ba'sklarnet, l ince okunur
1. isim , isim , isim , isim , Savaşta bir devletin bütün kara, deniz ve hava kuvvetlerini yöneten büyük komutan, başkumandan, serdar
Telaffuz : ba'şkomutan
1. isim , isim , isim , isim , Başkomutan olma durumu, başkumandanlık, serdarlık
2. Başkomutanın yaptığı iş, başkumandanlık, serdarlık
1. Nihayet Mustafa Kemal başkomutanlığı kabul eder.
1. Nihayet Mustafa Kemal başkomutanlığı kabul eder.
3. Başkomutanın makamı, başkumandanlık
1. isim , isim , hayvan bilimi , hayvan bilimi , isim , isim , hayvan bilimi , hayvan bilimi , Asalağın en iyi geliştiği, dolayısıyla en çok yararlandığı ve yaşamaktan hoşlandığı konakçı
Telaffuz : ba'şkonakçı
1. isim , isim , isim , isim , En yüksek derecedeki konsolos
Lisan : Türkçe baş + Latince consulus
Telaffuz : ba'şkonsolos
1. isim , isim , isim , isim , Başkonsolos olma durumu
2. Başkonsolosun yaptığı iş
1. isim , isim , isim , isim , Bir yerde en saygın kişinin veya büyüklerin oturması için ayrılan yer, tör
1. Suya en başköşeyi ayırmalarının nedeni de iyi suyun, hemen hemen memleketimizin dört bucağından fışkırmasıdır.
1. Suya en başköşeyi ayırmalarının nedeni de iyi suyun, hemen hemen memleketimizin dört bucağından fışkırmasıdır.
Telaffuz : ba'şköşe
1. saygın kişilere ve büyüklere ayrılan yere oturmak
1. Adamakıllı bol entarisinin eteklerini savurta savurta geldi, başköşeye kuruldu.
1. Adamakıllı bol entarisinin eteklerini savurta savurta geldi, başköşeye kuruldu.
1. isim , isim , isim , isim , Ağırlıkları tartmaya yarayan alet, kantar
2. fizik , fizik , fizik , fizik , İki kolu sıra ile kalkıp inebilen, ortasından veya uçlarından birine az çok yakın değişmez bir noktaya dayanan kaldıraç
Lisan : Fransızca bascule
1. isim , isim , isim , isim , Başkomutan
1. Bu eseri vücuda getiren bir milletin evladı, bir ordunun başkumandanı olduğumdan, ilelebet mesut ve bahtiyarım.
1. Bu eseri vücuda getiren bir milletin evladı, bir ordunun başkumandanı olduğumdan, ilelebet mesut ve bahtiyarım.
Telaffuz : ba'şkumandan
1. isim , isim , isim , isim , Rusya'daki Başkurdistan Federe Cumhuriyeti'nde yaşayan Türk halkı veya bu halkın soyundan olan kimse
Özel: Evet
Telaffuz : başkurdu
1. isim , isim , isim , isim , Başkurt Türkçesi
2. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Bu Türkçeyle yazılmış olan
Özel: Evet
1. isim , isim , bitki bilimi , bitki bilimi , isim , isim , bitki bilimi , bitki bilimi , Yaprakları sıkı, yuvarlak başlı lahana (Brassica oleracea)
Lisan : Türkçe baş + Yunanca
Telaffuz : ba'şlahana, l ince okunur
başlama atışı, başlama meridyeni, başlama vuruşu
1. isim , isim , isim , isim , Başlamak işi
1. isim , isim , spor , spor , isim , isim , spor , spor , Basketbolda oyuna başlarken topun hakem tarafından havaya atılması
2. Voleybol, tenis ve masa tenisi oyunlarında ilk servis
1. isim , isim , coğrafya , coğrafya , isim , isim , coğrafya , coğrafya , Boylamların hesabında başlangıç olarak kabul edilen meridyen